En İyi Güneş Kremini Seçmek için 6 İpucu

Hastalarıma en sık verdiğim tavsiyelerin başında düzenli olarak güneş kremi kullanmaları gelir. Çünkü güneş, cilt hasarı ve yaşlanmanın başlıca etkenlerinden biridir. Öte yandan UVB’in cilt kanserlerine neden olduğu da bilinen bir durumdur. Ne yazık ki UV ışınları bizi sadece dışarıda değil kapalı alanlarda da etkilemektedir. Bu yüzden kapalı alanlarda da güneş kremi kullanmamız gereklidir. Düzenli güneş kremi kullanmak sağlığımızı koruduğu kadar güzel bir cilde sahip olmamıza da yardımcı olur.


Cilt tipimiz de her şeyde olduğu gibi güneş kremi seçimimizde kritik bir rol oynamaktadır. Akne sorunu olan kişiler su bazlı güneş koruyucu ürünleri kullanmalıdır. Çünkü yağlı ürünler gözenekleri tıkayıp, yeni sivilcelerin oluşmasına neden olabilir. Kuru cildi olanların ise cilde aynı zamanda nem sağlaması için krem formunu tercih etmelerinde fayda vardır. Lekelenmeleri olanlar da yoğun kapatma özelliği olan ve ten rengindeki SPF 50 fondöten tarzı dermo kozmetik özel ürünleri seçebilirler.



Güneş kremi seçmeye gelince, çoğumuz, güneş kremi yeterli SPF'ye (Sun Protection Factor – Güneşten Korunma Faktörü) sahip olduğu sürece ne tür satın aldığımız hakkında çok fazla düşünmüyoruz. Öte yandan tüm güneş koruyucuları kesinlikle birbirinin aynıdır diyemeyiz. Doğru güneş kremini seçerken dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta vardır. Herhangi bir güneş kremi kullanmak hiçbirini kullanmamaktan daha iyi olsa da, bazı türler cildinizi UV ışınlarından daha iyi korur ve iyi bir krem seçmek güneş hasarını ve cilt kanserini önlemeye yardımcı olabilir.


Market ve eczanelerde onlarca güneş koruyucusunun bulunduğu raflar arasında doğru karar vermek hepimiz için zordur. Su geçirmez ve suya dayanıklı etiketleri ile birlikte SPF, UVA ve UVB gibi kısaltmalar içeren pek çok ürün sadece bu kafa karışıklığına katkıda bulunarak doğru güneş kremini seçme işlemini daha da zorlaştırır.


Neyse ki, artık bu karmaşık güneş kremi etiketlerini kendi başınıza deşifre etmeye çalışmanıza gerek yok. Cildinizi zararlı ışınlardan korumayacak en iyi güneş kremini seçmenize yardımcı olması için size bu yazıyı hazırladım. Daha iyi bir koruma elde etmek ve en iyi güneş koruyucu tipini seçmek için aşağıdaki altı ipucunu aklınızdan hiç çıkarmayın.


1. Geniş Spektrum Kremleri Tercih Edin

SPF önemlidir, ancak öncelikle güneş koruyucunuzun "Geniş Spektrum" olduğundan emin olmalısınız. Böylece kreminiz hem UVA hem de UVB (ultraviyole A ve B) ışınlarına karşı koruma sağlayabilir. SPF sadece cildinizin DNA'sına da zarar veren güneş yanığı ışınları olan UVB ışınlarına karşı korumayı belirtir. UVA’lar ise ışınları cilde daha derinden nüfuz ederek kırışıklıklara ve kahverengi lekelere neden olur. Özellikle güneşin yaşlandırıcı etkilerinden uzak durmak isteyen kişiler, en yüksek SPF'ye sahip bir ürün aramak yerine, UVA ve UVB koruması veya geniş spektrum ile etiketlenmiş en az 30 SPF'ye sahip bir ürün tercih etmelidir.


2. Çinko Oksit İçerikli Kremler Daha Etkili

Ülkemizde satılan güneş kremlerinin büyük çoğunluğu kimyasal bazlıdır. Kimyasal güneş koruması cildinizin emdiği kimyasallar ile sağlanır. Bir de cildiniz tarafından emilmeyen ve cilt üstünde kalan mineral ile sağlanan güneş koruması vardır. Bu yöntem emilime göre daha etkilidir. Bu yüzden en iyi, en geniş güneş koruması çinko oksitten ile sağlanır. Çinko oksit avobenzon ve oksibenzon gibi kimyasal güneş koruyucu bileşenlerin aksine, vücut tarafından emilmez ve daha etkin bir koruma sağlar.


Ayrıca kimyasal bazlı koruyucuların emilimi için 20 - 30 dakikaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden bu tür bir güneş kremi kullanılacaksa kremin önceden sürülmesi unutulmamalıdır.


3. Hassas Ciltler için Titanyum veya Çinko

İçerik olarak çinko oksit aramaya ek olarak, hassas bir cildiniz varsa çinko veya titanyum oksit bazlı güneş kremleri kullanabilirsiniz. Çinko ve titanyum fiziksel engelleyiciler olarak bilinirler ve kimyasal engelleyiciler olarak bilinen diğer tüm güneş koruyucu aktif bileşenlere kıyasla çok daha az alerjiktirler.


4. SPF 30 veya Üstünü Tercih Edin

30'luk bir SPF, güneşin zararlı ışınlarının yüzde 97'sini engelleyecektir. Bu oran aslında çoğu insan için yeterlidir. Bu oran 100 SPF’lik bir üründe %99’luk bir engellemeye kadar çıkmaktadır fakat hiçbir güneş kremi tam bir koruma sağlayamaz. 15 SPF’lik bir güneş kremi %93’lük bir engelleme ile sadece güneş yanıklarına karşı koruma sağlayabilir.


İnsanlar güneş kremini kullanmaları gerektiği gibi kullanmazlar ve bu nedenle daha yüksek SPF'li bir güneş koruyucu kullanarak kendileri için ek bir güvenlik ağı oluşturduklarını düşünürler. Özel durumlar dışında yüksek SPF’lik bir güneş kremini düzensiz kullanmak yerine 30 SPF’lik bir kremi düzenli kullanmak daha koruyucudur.


5. Suya Dayanıklı Kremleri Seçin

Suya dayanıklı güneş kremi türleri sıcak günler veya spor yapanlar için iyi tercihlerdir. Bu tür güneş koruyucularının daha yapışkan olduğu ve her iki saatte bir yeniden uygulanması gerektiği unutulmamalıdır. Suya dayanıklı kremler terlendiğinde veya yüzmede 40 ila 80 dakika arası koruma sağlayabilirler. Yüzmeden sonra havlu kullanıldığında kremin de uzaklaştırıldığı unutulmamalıdır. İddia edilenin aksine hiçbir güneş koruyucu gerçekten su geçirmez veya ter geçirmez değildir, bu nedenle bu iddiayı ortaya koyan güneş koruyucularından uzak durun.


6. Sprey Yerine Kremleri Tercih Edin

Size zaman kazandırdığından ve daha kolay sürüldüğü için sprey güneş kremi kullanmak size cazip gelebilir. Ancak bu durumda da yeterli koruma alamayabilirsiniz. Sprey güneş koruyucularının güneşe maruz kalan tüm cildi, özellikle hava rüzgarlı olduğunda yeterince örtüp örtmediğini belirlemek zordur. Bu da muhtemelen bazı noktaları kaçırabileceğiniz anlamına gelmektedir. Ek olarak, bu tür koruyucuların solunum yoluyla solunma riski vardır ve sağlık açısından istenmeyen sonuçlar oluşturabilirler.


Bu basit 6 adımı aklınızda tutarak siz de bir güneş kremi uzmanı olabilir ve kendinize uygun güneş kremini kolaylıkla seçebilirsiniz. Ayrıca güneş ile savaşta tek korumanın güneş kremi olmadığını da akıldan çıkarmamak gerekir. Güneşte geçireceğiniz vakitlerde vücudunu elinizden geldiğince uzun kıyafetler, şapka ve güneş gözlüğü ile kapatmaya çalışın. Özellikle UV ışınların en güçlü olduğu sabah 10 ile öğleden sonra 4 arasında gölgelerden yararlanın ve güneş ile doğrudan temastan kaçının.

Güzelliğinizin ve mutluluğunuz hiç bozulmadığı güneşli günler dilerim.

149 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör